2023 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin en dinamik ve çok boyutlu süreçlerinden biri olarak kayıtlara geçmiştir. Bu süreçte, Türkiye İttifakı Partisinin fikrî ve siyasi lideri, geleceğe dönük Cumhurbaşkanlığı vizyonumuzun teminatı olan Sn. Dr. Sinan Oğan’ın ikinci tur öncesinde ortaya koyduğu siyasi irade ve stratejik tercih; yalnızca o dönemin seçim takvimiyle sınırlı kalmayan, devlet mekanizmasının işleyişi ile ülkenin orta ve uzun vadeli makro istikrar dinamiklerini doğrudan şekillendiren tarihî bir dönüm noktasıdır.

Söz konusu karar, dönemsel ve kısa vadeli politik reflekslerle hareket eden muhalif çevreler tarafından o günlerde sert ve haksız eleştirilerin odağı hâline getirilmiş olsa da devlet yönetiminin sürekliliği, kurumsal işlerlik ve Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu jeopolitik riskler çerçevesinde, zaman içinde doğruluğu tescillenmiş rasyonel bir perspektifi temsil etmektedir .

Jeopolitik Riskler ve Devlet Yönetiminde Süreklilik
Seçim döneminde Türkiye, hem küresel ekonomik dalgalanmaların yansımaları hem de sınır ötesi güvenlik koridorundaki yapısal riskler nedeniyle son derece kritik bir eşikten geçmekteydi. Özellikle Suriye’nin kuzeyindeki jeopolitik gelişmeler, sınır güvenliği, terörle mücadele konseptinin kesintisiz sürdürülmesi ve bölgesel güç dengeleri; Ankara’da karar alma mekanizmalarının hiçbir surette zafiyete uğramamasını zorunlu kılmaktaydı.

Bu bağlamda, Liderimiz Sn. Dr. Sinan Oğan tarafından benimsenen siyasi tutum; yürütme erkindeki olası bir fetret dönemini ve yönetim krizini engellemeye yönelik, devletin bekasını ve milliyetçi hassasiyetleri merkeze alan yüksek bir devlet aklı niteliği taşımaktadır.

Kurumsal Kilitlenme Riski ve Siyaset Bilimi Projeksiyonları
Dönemin siyasi tablosu analitik bir yaklaşımla incelendiğinde, yasama ile yürütme organları arasında ortaya çıkabilecek bir uyumsuzluğun doğuracağı riskler bugün çok daha net anlaşılmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki nitelikli çoğunluk ile Cumhurbaşkanlığı makamının farklı siyasi blokların kontrolünde kalması senaryosu; bütçe onay süreçlerinden bürokratik atamalara, yasa yapım süreçlerinden kriz yönetimine kadar birçok alanda ciddi bir kurumsal kilitlenmeyi beraberinde getirebilirdi.

Böylesi bir tıkanıklık; ekonomik parametrelerdeki belirsizliği tırmandırma, doğrudan yabancı yatırımları ve piyasa istikrarını olumsuz etkileme potansiyeline sahipti. Daha da önemlisi, ülkeyi süratle yeni bir erken seçim sarmalına sürükleyerek kamu kaynaklarının ve enerjisinin yönetim krizleriyle tüketilmesine yol açabilecekti.

Olası bir erken seçim senaryosunda ise geçiş döneminde yaşanacak siyasi ve ekonomik çalkantıların, mevcut iktidar bloku lehine daha büyük bir toplumsal konsolidasyon alanı yaratması ve iktidarın kriz sonrasında sandıktan çok daha güçlü bir temsiliyetle çıkması ihtimali, siyaset bilimi ilkeleri açısından kuvvetli bir projeksiyon olarak durmaktaydı. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı adayımız Sn. Dr. Sinan Oğan, siyasi belirsizliklerin derinleşmesini önlemek adına rasyonel bir bariyer oluşturmuştur.

Türkiye İttifakı Partisi Lideri Sinan Oğan bir siyasi kürsüde konuşma yaparken

Zamanın Tarafsız Süzgeci ve Muhalefetin İç Hesaplaşması
Seçim sürecinde, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tabanı ve muhalefet blokunun bir kısmı, mutlak bir odaklanma ile dönemin genel başkanının arkasında konumlanmıştı. O süreçte Sn. Dr. Sinan Oğan’ın rasyonel devlet aklını gözeterek yaptığı tercih, bu çevreler tarafından adeta bir siyasi kopuş olarak nitelendirilmiş ve haksız ithamlarla eleştirilmişti. Ne var ki siyasetin dinamik yapısı ve zamanın tarafsız süzgeci, aktörlerin konumlarını ve haklılık paylarını yeniden dağıtmıştır.

Bugün gelinen noktada, o dönem muhalefetin alternatifsiz adayı olarak sunulan ve mutlak bir destekle savunulan isme karşı bizzat kendi partilileri ve geçmişte destek veren tabanı tarafından yöneltilen eleştirilerin boyutu, siyasi tarihte eşine az rastlanır bir ironiyi barındırmaktadır.

  • Döneminde mutlak bir bağlılıkla savunulan liderlik yapısının, seçim sonrasında kendi partisi içinde dahi çok sert şekilde sorgulanması,
  • Kurultay süreçleriyle tasfiye edilmesi,
  • Bugün neredeyse tamamı tarafından ağır eleştirilere maruz bırakılması, geçmişteki muhalefet stratejisinin ne kadar kırılgan ve temelsiz argümanlara dayandığını kanıtlamaktadır.

Geçmişte Liderimizi kararlarından ötürü agresif bir üslupla eleştirenlerin, bugün kendi geçmiş tercihleriyle girdikleri derin hesaplaşma ve kendi eski adaylarına yönelttikleri ağır eleştiriler, Sn. Dr. Sinan Oğan’ın o dönem üstlendiği tarihî misyonun ve kurumsal haklılığın en somut belgesidir. Eğer o gün, bugün bizzat kendi destekçileri tarafından yapısal ve yönetsel olarak sert bir dille eleştirilen bir eksene destek verilmiş olsaydı, Türkiye’nin karşı karşıya kalacağı yönetim krizi ve siyasi istikrarsızlık çok daha derin olacaktı.

Sonuç: Uzun Vadeli Devlet Aklı
Sonuç itibarıyla, Türkiye İttifakı Partisi Genel Başkanı Sn. Dr. Sinan Oğan’ın aldığı karar; iki aday veya iki ittifak arasında rasyonaliteden uzak bir tercih olmanın ötesinde; devletin yönetilebilirliği, yapısal istikrarın korunması ve Türk milliyetçiliğinin ana akım siyaset içerisindeki stratejik konumunu tahkim etmesi bakımından tarihî bir hamledir.

Siyaset felsefesinde ve pratik politikada bazı kararların gerçek etkisi ve stratejik değeri, alındığı günün sıcaklığıyla değil, zamanın sağladığı tarafsız perspektifle ve uzun vadeli sonuçlarıyla belirginleşir. Siyaset, rüzgâra göre yön değiştirenlerin değil; uzun vadeli devlet aklını ve toplumsal istikrarı öngörerek dik duran liderlerin haklılığını zamanla mutlaka tescil etmektedir. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı adayımız Sn. Dr. Sinan Oğan’ın söz konusu tercihi, günlük polemiklerin ötesinde, Türk siyasi hayatında yapısal etkileri yıllar sonra çok daha net analiz edilecek kurumsal ve stratejik bir başarı olarak yerini almıştır.

Şenol ÇOBAN

One Reply to “Türkiye İttifakı Partisinin Vizyonu ve Stratejik İstikrar: Liderimiz Sayın Dr. Sinan Oğan’ın Siyasi Öngörüsü”

  1. Serap ZİYAOĞULLARI 5 ay ago

    Tarihî kararların değeri çoğu zaman alındığı gün değil, sonuçları ortaya çıktıkça anlaşılır. Sayın Dr. Sinan Oğan’ın 2023 seçimlerinin ikinci turunda ortaya koyduğu tavır da devletin yönetilebilirliğini, kurumsal istikrarı ve milli hassasiyetleri önceleyen stratejik bir yaklaşım olarak değerlendirilmelidir. Bugün yaşanan siyasi gelişmeler, o dönemde yapılan tercihlerin ne kadar isabetli olduğunu daha net göstermektedir. Kaleminize sağlık
    Serap ZİYAOĞULLARI
    Türkiye İttifakı Partisi Yenimahalle İkçe Başkanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This field is required.

This field is required.